AKILLI TELEFONLAR OLMASAYDI NELER OLURDU?

Kimimiz akıllı telefondan önceki hayatı da tatmışken yeni nesil akıllı telefonsuz bir hayatı bilmiyor bile. Günümüzde akıllı telefonların her işimize yetiştiği, her alanda bize kolaylık sağladığı kaçınılmaz bir gerçek. Tabii bu bizi biraz hatta biraz değil çokça tembelliğe sürüklüyor. Önceden 2-3 saatte bitirebileceğimiz işleri artık 2-3 dokunma ile bitirebiliyoruz. Özellikle eski nesil bunun karşılaştırmasını çok iyi yapabilir. Peki şuanda tüm akıllı telefonların birden ortadan kaldırıldığını, artık bir akıllı cep telefonunuzun olmadığını düşünün. Neler olurdu?

anafoto-10.jpg

1) FOTOĞRAF MAKİNELERİNİN SATIŞINDA İNANILMAZ ARTIŞ OLURDU

1-14-768x382.jpg

Akıllı telefonları en çok güzel fotoğraflar çekmek için kullanıyoruz. Gittiğimiz her yerde cebimizden çıkarıp kolaylıkla fotoğrafımızı çekiyoruz. Ama telefonlarımız olmasaydı herkes fotoğraf makinesi almak için sıraya girerdi. Bu da fotoğraf makinesi üreticilerinin oldukça işine gelirdi tabii ki.

2) ARKADAŞIMIZA BİR ŞEYİ TARİF ETMEK OLDUKÇA ZORLAŞIRDI

2-14.jpg

Akıllı telefonlar sayesinde arkadaşlarımızla olan iletişimimiz de daha kolaylaştı. Yolladığımız gönderiler, videolar ve ses kayıtları sanki arkadaşımız yanımızdaymış gibi hissettiriyor. Eğer bu özellikler olmasaydı arkadaşımıza bir şeyleri anlatmakta zorlanırdık. Olay anında hemen fotoğraf çekip yollama gibi bir lüksümüz olmazdı.

3) YER BULMAKTA ZORLUK ÇEKERDİK

3-13-768x478.jpg

Akıllı telefonlardaki GPS sayesinde gideceğimiz bir yeri bulmakta artık hiç zorlanmıyoruz. Bir yere gideceksek veya bir arkadaşımıza gideceksek bize konum atmasını söylüyoruz ve 10 dakikaya oradayız. Peki ya konum bulma olmasaydı? Büyük ihtimal saatlerimiz gideceğimiz yeri aramakla geçerdi.

4) DAHA ÇOK MASRAF YAPMAK ZORUNDA KALIRDIK

4-13.jpg

Sadece bir akıllı telefonun bize sunduğu bir özellikleri düşünün. Film izleme, şarkı dinleme, çalar saat gibi birçok özellikleri barındırıyor. Eğer bunlar olmasaydı hepsi için ayrı bir cihaz almamız gerekecekti. DVD Player, Mp3 çalar ve bir alarm için fazla fazla para ödeyecektik.

5) BİLGİ EDİNME ZORLUĞU

5-12-768x359.jpg

Bazen arkadaş ortamında konuşulan bir konu hakkında bilgi sahibi edinmek için hemen telefonumuzdan internete giriyoruz ve saniyeler sonra konuyla ilgili fikir sahibi edinebiliyoruz. Akıllı telefonlarımız olmasaydı bu konuda da oldukça zorluk çekecektik.

6) BİRÇOK İNSANIN İŞSİZLİĞİ

6-11-768x512.jpg

Şuanda birçok insan iş hayatını sosyal medya üzerinden yönetiyor. İnsanlar otobüste, okulda veya başka bir yerde sıkıldıkça hemen telefonundan keşif yapmaya başlıyor ve tesadüfen birçok iş koluyla da karşılaşıyor. Eğer telefonlarımızın bu özelliği olmasaydı birçok iş yeri batmaya kadar giderdi.

7) STALK YAPMAK ZORLAŞIRDI

7-11-768x295.jpg

Artık biri hakkında bilgi sahibi olmak isteyince hemen telefonlarımızdan o kişinin adını soyadını yazarak neredeyse tüm geçmişini öğreniyoruz. Akıllı telefonlar olmasaydı insanları tanımak biraz daha zorlaşacaktı. Hatta belki de insanları yanlış tanıyacaktık.

Birbirinden ilgiç diğer başlıklar için HAYATIN İÇİNDEN kategorisine bakabiliriniz. 🙂 

Reklamlar

Doğru Bildiğimiz 10 Yanlış

Okuduğunuz zaman ” heee ben bunu böyle bilmiyordumm” diyerek şaşıracağınız 10 yanlış bilgi.

1)BALIKTAN SONRA YOĞURT YENMEZ!

balik-ile-yogurt-yenirmi-uzman-doktor-cevapliyor-1468243956-300x158.gif

Halkımız arasında balıktan sonra yoğurt yenmez tarzında yanlış bir inanç vardır. Şöyledir ki, eğer balığınız tazeyse yoğurt yiyebilirsiniz fakat balığınız taze değilse üzerindeki bakteri birikiminden dolayı zehirlenme görülebilir. Bunun da yoğurtla bir alakası yoktur.

2)”KUŞ BEYİNLİ” LAFI

House_sparrow04-768x512.jpg

Yine halk arasında zeka zayıflığı, aptal olarak “kuş beyinli” lafı kullanılır. Oysa kuşlar ufak beyinlerine rağmen insanların sergilediği becerileri yapma zekasına sahiptirler. Bu da o örneklerden biri;

3)MEYVE SUYUNU BİLE YANLIŞ DÖKÜYORUZ!

Eğer meyve suyunu aşağıdaki resimdeki gibi döküyorsanız, etrafa sıçratma olasılığınız çok fazla.

maxresdefault-3-768x432.jpg

Etrafa sıçratmadan meyve suyu dökmek için kapak üste gelmelidir.

kahvaltiyi-cok-sevenler-icin-her-sabah-uygulamalik-pratik-bilgi_b264-768x427.jpg

4)KELEBEKLERİN ÖMRÜ BİR GÜNDÜR.

maxresdefault-1-1-768x480.jpg

Kelebeklerin ömrünün bir gün olduğu söylentisi yanlıştır. Kelebekler 2 ila 6 hafta arasında hatta bazı kelebek türlerinin 3 aya kadar yaşadığı gözlemlenmiştir.

5)HASTALANINCA KALIN GİYİNMELİ VE TER ATMALIYIZ.

kadin-soguk-grip-nezle

Hastalandığımızda kalın giyinip ve üstüne sıkı sıkı örtünüp ter atmayı beklemek yanlıştır. Bu, iyileşme sürecini hızlandırmaz aksine yavaşlatır. Hastalandığımız zaman ılık bir duş almalıyız ve her terlediğimizde üzerimizi değiştirmek gerekir.

6)”BALIK HAFIZALIĞI”

balik-hafizasi.jpg

Tüm balıkların hafızalarının birkaç saniye olduğuna dair çok söylenti hatta karikatürler vardır. Fakat bunun aksine bir japon balığının hafızası 3 aylıktır.

7)ÇOK ŞEKER YEMEK ŞEKER HASTALIĞINA YOL AÇAR.

Snab-Diyeti.jpg

Çok şeker yemek ile diyabet olmak birbiriyle ilişkili değildir.

8)ISPANAK DEMİR ZENGİNİDİR.

sag_lik_deposu_sebze_ispanak.jpg

1870’li yıllarda bir doktorun ondalık işareti yanlış yere koyması sonucu ıspanağın olduğundan on kat fazla demir zengini olduğunu yazmıştır. Fakat aslında ıspanak, bu kadar çok demir içermez.

9)MUZLAR AĞAÇTA YETİŞİR.

maxresdefault-4-768x576.jpg

Muzlar, büyük bir bitki olarak gözüktüğü için ağaçta yetiştiği düşüncesine kapılınır. Fakat ağaçta yetişmezler, sadece boyları göz aldatıcı büyüklüğündedir.

10)YARASALAR KÖRDÜR.

buyuk-yarasa.jpg

Hayır değillerdir. Yarasaların gece görüşleri iyi değildir fakat kafalarında bulunan radarlarla bu açığı kapatırlar.

” Böyle de Takıntı mı Olur Yaa ” Diyeceğiniz Birbirinden İlginç Takıntılar

YOK ARTIK DEDİRTEN TÜRDEN TAKINTILAR

anafoto-1.jpeg

Takıntı, kişinin istemsizce tekrar ettiği zorlu düşünceler olarak adlandırılabilir. Çoğu insanın takıntısı vardır. Bazı kişiler takıntılarını belli ederken bazı insanlar takıntılarını içten içe gerçekleştirirler. Psikoloji biliminin ortaya koyduğu belli başlı ilginç takıntılar vardır. Bunların görülme sıklığı insandan insana değişiyor. Bizim bildiğimiz genel takıntılar simetri takıntısı, temizlik takıntısı gibi şeylerdir. Bunun dışında gerçekten duyulmayan ve insan hayatını zora sokan takıntılar da var. Bunların hiçbirini kendinize edinmeme dileğiyle.

TOURETTE SENDROMU – ANİ HAREKETLER

1-7

Aniden ve istemsizce yapılan hızlı hareketlerdir. Dikkat ederseniz birçok insanda bu sendromun olduğunu gözleyebilirsiniz. Bu hareketlerin içinde göz kırpma, omuz oynatma, diş gıcırdatma, hayvan sesleri çıkarma, yüz buruşturma gibi şeyler yer alır. Bu hareketler bazen o kadar ileri düzeyde olur ki insanın yaşam kalitesini baştan aşağı etkiler. Stresli olunan zamanlarda bu hareketler daha sıklaşır.

DOROMANİ – HEDİYE ALMA TAKINTISI

anafoto-1.jpeg

Belki bu takıntıyı hiç duymamış olabilirsiniz. Doromani, başkalarına hediye verme takıntısıdır. Fakat bunun başkalarını mutlu etme veya başkalarının iyiliğini istemeyle alakası yok. Bu, kişi için gerçekten kötü bir takıntıdır çünkü maddi olarak yetersiz olsa bile kendisini hediye almaktan alıkoyamaz ve iflasın eşiğine kadar gider.

ABOULOMANİ – KARAR VEREMEME

3-7.jpg

Günlük hayatta bazı durumlar karşısında herhangi bir sonuca varmakta, karar vermekte zorlanırız. Aboulomani olan kişilerde ise bu üst düzey bir sorun haline geliyor. Tıp, bu kişilerin karar verme iradelerinin olmadığını söylüyor. İnsanın yaşam kalitesini düşüren kötü takıntılardan biridir.

ABLUTOMANİ – SÜREKLİ YIKANMA TAKINTISI

4-7.jpg

Bu takıntıyı çevrenizden birinde görme ihtimaliniz oldukça yüksektir. Bu takıntıya mensup kişiler kendileri hariç bir şeye dokunduklarında direkt bir el yıkama isteği hatta mümkünse duş alma isteği duyarlar. Oldukça zorlu bir yaşamları vardır. Eğer o anda ellerini yıkamazlarsa değişik tepkiler verebilirler. Çoğu şizofreni hastasında ablutomani takıntısı da bulunuyor. Bu takıntıya sahip kişilerde başka akıl hastalıklarının da görülme ihtimali yüksek.

TRİKOTİLOMANİ – DEVAMLI SAÇ ÇEKME TAKINTISI

5-5.jpg

Bir diğer değişik takıntı ise saç çekme takıntısıdır. Bu rahatsızlığa sahip kişiler sürekli kendi saçlarını çekerler. Hatta bu saçlarla kalmaz vücudunda bulunan tüm kılları çekmek ve koparmak isterler. Bu hastalığa sahip kişilerin vücutlarında belli yerlerde döküntüler olur.

ENOSİMANİ – SÜREKLİ GÜNAH İŞLEDİĞİNİ DÜŞÜNMEK

6-5.jpg

Bu takıntıya sahip kişiler günah işlemekten, bir suça karışmaktan ve eleştirilmekten büyük bir korku duyarlar. Kişilerde kalp çarpıntısı, panik atak, hızlı nefes alıp verme, el titremesi gibi semptomlar görülüyor.

GAMOMANİ – EVLİLİK TEKLİFİ ETME TAKINTISI

7-5-768x501.jpg

Evet yanlış okumadınız gamomani, evlilik teklifi etme takıntısı olan kişilere verilen bir addır. Bu kişiler farklı insanlara farklı şekillerde evlilik teklifi etme isteği duyuyor. Amaçları evlenmek falan değil sadece bu teklifi sunmaktan farklı bir zevk alıyorlar.

Harun Kolçok Aramızdan Ayrıldı…

Bir süredir kanser tedavisi gören pop müziğin sevilen ismi Harun Kolçak, hayatını kaybetti. Harun Kolçak 3 senedir kanser tedavisi görüyordu…

 

harun-kolcak-tan-mujdeli-haber-7306034.Jpeg

Ünlü sanatçı Harun Kolçak, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Bir süredir Maslak’ta özel bir hastanede kanser tedavisi gören 62 yaşındaki ünlü şarkıcı Harun Kolçak hayatını kaybetti.

HARUN KOLÇAK KİMDİR?

Harun Kolçak, 15 Temmuz 1955 İstanbul doğumludur. Türk pop şarkıcısı, besteci, söz yazarı ve bas gitaristtir. Sinema sanatçısı Eşref Kolçak‘ın oğludur.

1955 yılı İstanbul doğumlu sanatçı Saint Benoit’de eğitimini sürdürdüğü sırada müzik çalışmalarına o yıllarda bas gitar çalarak başlamış, içindeki müzik tutkusu artınca sinema sanatçısı olan babası Eşref Kolçak’la konuşarak eğitimini yarım bırakmış ve profesyonel müzik çalışmalarına başlamıştır. İlk çalışmalarına rock müziğin babası olarak tanınan Erkin Koray’la başlamıştır. 1977’de Erkin Koray’ın çıkardığı Tutkusu albümünde bas gitar çalmıştır.

1978-1990 Silahlıpoda Ritm 68 orkestrasına 1978 yılında bas gitarist olarak katılan Kolçak, askerlik dönüşü caz müziğe yönelmiş, Aydın Esen, Neşet Ruacan-Nükhet Ruacan ve Erol Pekcan gibi ünlülerle çalışmış ve müzikal deneyimini artırmıştır. O dönem Harun Kolçak, Onno Tunç’tan orkestrasına katılması için teklif almıştır. 7 yıl boyunca Onno Tunç Orkestrası`nda bas gitaristlik, vokalistlik ve solistlik yapan Kolçak, Zerrin Özer ve Aşkın Nur Yengi ile birlikte yaptığı düetler ile Kuşadası “Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması” ve Antalya “Akdeniz Akdeniz Müzik Yarışması” adlı şarkı yarışmalarında ödüller almıştır.

1991’de Onno Tunç ile ortak yaptığı “Beni Affet” albümü ile büyük çıkış yakaladı. Albümlerinin çoğunda şarkıların söz ve müziği kendine ait olan Kolçak, başka sanatçılara da pek çok eser vermiştir. 1996’da Litvanya’da 13 ülkenin katıldığı “Müzikos Festivalis 96”da “En İyi İkinci Şarkıcı” seçilmiştir.

muzrad-harun-kolcaktan-25-sanat-yilina-ozel-proje-ceyrek-asir-1,dEJHe2KgbU-8eB2AvYR0Ag.jpg

Kolçak, 2012’de Yeniden Doğuyorum adlı solo albüm çıkarmıştır. Ekim 2013 itibarıyla Harun Kolçak&Rock Off isimli grup kurmuştur. Can Güney, Yusuf Tunceli ve Orkun Gezer`in olduğu grubun verdiği ilk performansı Okan Bayülgen`in Makina Kafa adlı programda vermişlerdir.

20170719-2-24841929-24285894-web,m4M8XBkeDEmDQ5CqlxgAbA.jpg

Harun Kolçak 2014 yılında yakalandığı prostat kanseri nedeniyle ameliyat geçirmiştir. “Ölüm hayatta birçok şeye anlam katıyor. Ölümsüz olsaydık, birbirimize değer vermezdik” sözleriyle hastalığıyla nasıl mücadele ettiğini açıklayan Kolçak, kanseri maneviyatı ile yendiğini ve bu esnada alkali diyeti yaptığını söylemiştir.

20170719-2-24841929-24285891-web,8avIgLHEt0izhVm7tERLiA.jpg

22 Haziran 2016 Çarşamba günü Harun Kolçak’ın hastalığı yeniden nüksetti. Acil olarak hastaneye kaldırılan Harun Kolçak yeni bir ameliyat geçirdi.